Yarım hoca

Sigortacı Gazetesi

Perşembe, 25 Nisan 2019
Yazı Boyutu
  • increase font size
  • Default font size
  • decrease font size


Yarım hoca

e-Posta Yazdır PDF

16-17 Nisan tarihleri arasında SEGEM (Sigortacılık Eğitim Merkezi) tarafından İstanbul’da “Türkiye’de Sigortacılık ve Aktüerya Çalıştayı” düzenlendi.
Ülkemizde sigortacılık ve aktüerya eğitiminin ele alındığı Çalıştay’da, eğitim kalitesinin ne olması gerektiği konusu tartışıldı, ayrıca sektörel işgücü arzı ve işgücü talebinin örtüşmesi noktasında yaşanan sorunlar irdelendi.
Ülkemizde bankacılık ve sigortacılık dalında ön lisans seviyesinde eğitim veren 104 meslek yüksekokulu var. Bankacılık, sigortacılık ve aktüerya dalında lisans seviyesinde eğitim veren fakülte ve yüksekokulların sayısı ise 9. Yine bu dallarda 5 Üniversitemizde yüksek lisans seviyesinde eğitim veriliyor. Doktora programı ise sadece bir üniversitemizde var. O da, aktüerya dalında.
Organizasyon Komitesi ve Çalışma Gruplarında yer aldığım Çalıştay’ın hazırlık çalışmaları yaklaşık 6 ay sürdü.  Üniversitelerde Sigortacılık Ön Lisans, Lisans,  Lisansüstü Eğitimi; Aktüerya Lisans ve  Lisansüstü Eğitimi, Sigortacılık ve Aktüerya Mezunlarının İstihdamı konusunda Çalışma Grupları oluşturuldu.
Sektörün ilgili bireylerinin yer aldığı Çalıştay, Sigorta Denetleme Kurulu Başkanı, Sigortacılık Genel Müdürü, TSRŞB Genel Sekreteri,  TOBB yetkilileri ve SEGEM müdürünün konuşmaları ile açıldı. İlgi tamdı. Ancak, ana tema olarak eğitimin konusunun ele alındığı Çalıştay’a sayıları 100’ü aşan üniversitelerden sadece 70’inin katılması; sigorta şirketleri üst düzey yöneticilerinden katılanların sayısının ise bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda olması oldukça düşündürücüydü.  
Çalışma grupları, 6 aylık çalışmalarının ürünü olan raporlarını sundular. Konu masaya yatırıldı, tartışıldı, çeşitli bakış açılarından değerlendirildi. Buradan elde edilen çıktılar bir sonuç bildirgesi haline getirildi.
Bundan sonra eylem başlayacak…
Ulaşılan sonuçlardan bazıları kısaca şöyle: Ortaöğretimden başlayan bir eğitimin sağlanması, eğitimde müfredat birliği, akademisyen ve uzman nitelikli eğitimcilerin yetiştirilmesi, sektörle ortak danışma kurulları oluşturulması, lisansüstü tez programlarında sektör çalışanlarından danışman desteği alınması, eğitimcilerin eğitimi konusunda sektör çalışanları ile işbirliği, kitapların hazırlanması, mezun öğrencilerin istihdamının sağlanabilmesi için istenilen profilin belirlenmesi, mezun öğrenci havuzu oluşturulması, SEGEM eğitimcilerinin oluşturulması ve daha nice öneri ve temenniler… Bu konular üzerinde detaylı çalışmalar yapılacak.
Çalışmalar sırasında ele alınan konulardan en önemlisi, eğitim sırasında karşılaşılan eğitimci noksanlığı. Eğitim kurumu sayısının 100’ü aştığı göz önüne alınırsa, ihtiyacın  giderilmesi için özellikle akademik unvan taşımayan eğitimcilere başvuruluyor. Çalıştay’da bu konumda olan yani akademik unvan taşımayan eğitimcilere de bir sıfat bulundu: “Yarım Hoca…”  
Değerli bir hocamız, benim de içinde bulunduğum bu konumda olan hocaların durumunu betimlerken, “yarım hoca dinden, yarım doktor candan eder” diyerek durumumuza açıklık kazandırdı. İşin hoş tarafı, bu sıfatımızın akademisyen katılımcıların alkışlarıyla tescil edilmesiydi.
Oysa Lisansüstü Çalışma Grubu’nun öneri bölümünde, lisansüstü eğitim alan öğrencilerin tez çalışmalarında bizim gibi eğitime gönül vermiş yarım hocalardan yararlanabilme konusundaki bürokratik engellerin nasıl aşılabileceği konusu ele alınıyordu. Doğrusu benim de aklım karıştı.
Demek hocalık, sıfırla bir arasında bir değer: kimisi sıfır hoca, kimisi üçte bir hoca, kimisi yarım hoca, kimisi de tam hoca; yani tam altı okka. Bir de “hocaların hocası” mertebesi var ki; herkese nasip olmaz.
Biz de karşı sayfa komşum Timuçin Hocam’la, yok eğitimin bilgesiymişiz, yok  Prometheus’muşuz diye halleniyoruz. Gördün mü kardeşim ne olduğumuzu?
20 yılı aşan eğitimcilik hayatımda hiçbir şeyi yarım yaptığımı hatırlamıyorum. Bazı hocaların akademik unvan kazanmaları konusunda da destek verdim. Halen “Eğitimcilerin Eğitimi” programlarında eğitim veriyorum. Şimdi bize Yarım Hoca deseler bile yola devam…
Temel ilkemiz, yaşam boyu öğrenmek ve öğrendiklerimizi aktarabilmek.
Bence  tam veya yarım “Hoca” olmaktan ziyade,  “Tam Öğrenci” olabilmek önemli.

 

altbanneraralik

Assist Line

Sigortacı Önemli İnternet Adresleri

İstatistikler

Üyeler : 13786
İçerik : 5611
İçerik Tıklama Görünümü : 11314569

  • Giriş Yap
  • Kayıt ol
    Kayıt Alanı
    *
    *
    *
    *
    *
    Doldurulması Zorunlu Alan(*)
  • Haftalık Bülten Almak İstiyorum

    new2016